30 Ekim 2013 Çarşamba

눈물이 맘을 훔쳐서 - Kalbi Çalan Gözyaşı


Tazecik bir ost getirdim^^ Bugünlerde bu kadar hüzünlü şarkılar dinlemem pek sağlıklı değil ama yinede çok hoş bir şarkı. Aliee'nin pamuk sesiyle hoş melodi, güzel sözler birleşir de ben dinlemez miyim;)
Benim 비밀(secret /secret love) dizimin ostsi. Şarkının girişi diziye çok uyuyor. "Sevmemem gereken birini sevdim"

18 Ekim 2013 Cuma

너 따위가 감히 내 걸 건드려? Ne Cürretle Bana Ait Olana Dokunursun?

Uzun süre ara verdiğim bloguma secret love (비밀) dizisi ile dönüş yapıyorum.

NOT: Bu dizi eleştiri yazısı değildir yüksek dozda spoiler içerir !!!


Değil dizi izlemek dizi düşünmeye vakti olman beni bu dizi nasıl da içine çekti.
Aslında bu dizi olmasa bu bir ay nefes almam mümkün olmayabilirdi. Yoğun tempomu başka bir başlığa saklayarak diziye geçiyorum:-D
Aslında diziye başlama nedenim tamamen hwang jang eun hayranı olmam^^Fakat fragmanları bile hop oturup hop kaldırdı.
Konuyu kısaca anlatmaya çalışacağım. Benim gibi detaycı bir insan için bu nasıl mümkün olur bilemiyorum :-D Dizinin konusu diye aldanmayın bol spoiler içerikli anlatırım ben:-D
Yoo kyung kızımız çalışkan hayat dolu bir kızdır. Fırıncı babasıyla mütevazi bir hayatları vardır. Yoo kyung un erkek arkadaşı ise çaylak bir savcıdır. Annesinin tipik bir kaynana olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.Yoo kyung gibi melek gelini bulmuşta bulduncuk oluyor.Ne o oğluna gizlice evlilik görüşmeleri ayarlamalar falan. Fakat oğluda tam bir süt kuzusu olarak bu görüşmelere gidiyor. Korkak bir savcı ><Neyse savcımız yağmurlu bir günde yoo kyung kızımıza evlilik teklifi pıropocı yapar. Restoranttan hatıra fotoğrafı çektirerek mutlu bir şekilde ayrılırlar. O sırada talihsiz bir başka bayan karakterimizde restoranttan ayrılmıştır.
Min hyuk isimli zengin oğlanın eski kız arkadaşıdır. Min hyuk un babası yüzünden ayrılmışlardır. Babasının adamlarından kaçarken araba çarpar. Ne yazık ki bu arayı savcı kullanıyordur ve yanında da yoo kyung vardır. Korkak savcı neye çarptıklarına bakmak için arabadan iner. Yerde kanlar içinde yatan kızı görür. Fakat  tam bir korkaklık örneği göstererek olduğu yerde bırakarak arabaya geri döner. Yoo kyunga da sadece bir varile çarptıklarını söyler.
Kazayı öğrenen Min Hyuk yıkılmıştır. Sevdiği kız ve karnındaki bebeği ölmüştür.
Olayın vur-kaç olduğunu öğrenmesi onu iyice çileden çıkarır ve kim olduğunu bulup intikam almayı kafasına koymuştur.
Bu arada olaydan habersiz yoo kyung aldığı teklifin mutluluğundadır. Savcının yoğun olduğunu bildiğinden arabayı onun yerine tamir ettirir. Bunu farkeden polis yoo kyung un ifadesini alır. Neler olduğunu anlamayan yoo kyung durumda bir terslik olduğunu hisseder ve arabayı kendisinin kullandığını yalnız olduğunu söyler.
Savcı ilk davasını eline alır ve şok olur çünkü yoo kyung un davasıdır. Neler olduğunu yoo kyung a sorar ve suçu üstlenmesini kabul edemeyeceğini (!) söyler. (Biz buna ne gerek vardı, istemem yan cebime koy diyoruz. )
"İlk olarak arabayı benim kullandığımı söyledim...Savcı bey erkek arkadaşımı kurtar...Seni seviyorum, kendimden bile çok" yoo kyung un bu sözleri etkileyiciydi ve belkide hayatının çok farklı bir yöne sürükleniyordu.
Bu arada Min Hyuk vur-kaç olayının sorumlusunun yoo kyung olduğunu öğrenir. Min hyuk yoo kyung un yedek şoförlük yaptığı zamandan tanıyordur. O yüzden vur-kaç ın 대리 (daeri) yani yoo kyung olduğuna şaşırır. Karakola gider "sen miydin daeri" der ve boğazına yapışarak o efsane cümleyi kurar:
"너 따위가 감히 내 걸 건드려? Ne Cürretle Bana Ait Olana Dokunursun?"

Yoo kyung tutuklanır ve işlemedigi bir suçun bedelini çok ama çok ağır öder. Babası bunamıştır.Hapiste doğurduğu bebeği dost bildigi koğuş arkadaşının ihaneti yüzünden ondan alınır yurda verilir. Omzu komple buharlı ütüyle yanar. Hapishaneden çıkıp oğluna kavuşma hasreti çekerken oğlunun öldüğünü öğrenir. Daha bunu atlatamamışken babası vefat eder.
Bunların ağırlığıyla ezilirken min hyuk un intikam almak için yaptıklarına katlanmak zorundadır.

17 Eylül 2013 Salı

Doğum Günü Çocuğu Ağlatılır Mı?


Saat itibariyle yeni bir yaşa adım atmış bulunmaktayım.
Fakat gözleri nemli bir şekilde...
Öncelikle kan bağımız olmasa da gönül bağımız olan kardeşlerimin telefonuma attıkları güzel ve içten mesajları beni çok etkiledi. Ardından başka bir arkadaşım neşe dolu sesiyle doğum günümü kutladı.
Fakat asıl pimi çeken annem oldu :D
O nasıl bir mesajdır ki kalbime dokundu öyle.
Annem benim yol arkadaşımdır.
Onsuz yapamam demeye korkuyorum Rabbim beni yokluğu ile imtihan eder diye.

Annem benimle büyüdü ben annemle...
O benimle çocuk oldu ben onunla büyük...
İlkokuldayken takla atmayı bir türlü beceremez, takla attığım istikametten oldukça sapardım :D Dalga geçtikleri için üzülürdüm. Annem yere koltuğun minderlerini serer, takla atmayı gösterirdi. Yaptığımdaki "Aferin" sesi hala kulaklarımdadır:D
Malesef resim konusunda da iyi değildim:D Mutfak masasında elmalı tepsimizin resmini çizerdik. Sahne çizip üzerine pamuk prenses ve 7 cüceleri çizerdik.
Saat kavramını daha iyi anlayayım diye duvar saatinin camını çıkarttırıp alıştırma yapmam için bana verirdi.
İlkokul 1.sınıf ya da daha küçüktüm olur da 'bayılırsam ne yaparsın' şeklinde beni sorguluyarak ani durumlara alışmamı sağlamıştı.Hatta uygulama olarak bayılma taklidi yapayım dedi ama ben o konuşmandan sonra olmasına rağmen korkup ağladığım için kısa sürmüştü :D
İkimiz içinde unutamadığımız o yağmurlu günde yolumuzu birlikte bulduk.
Kartondan bebek vardı. Hatta onların kartondan elbiseleri olurdu farklı farklı...Sanırım gazetenin hediyeleriydi. Onları annemle birlikte keser, giydirirdik.
Pazardan kaset aldığımız kaseti çalıp oynardık :D
Birlikte gezdiğimiz yerleri saymakla bitmez zaten.
....
Onunla hep gurur duydum hala da gurur duyuyorum. Sevgimi gösteremesem de çooook ama çoook seviyorum.
Rabbim annemin de babamın da kardeşim de yokluğunu göstermesin. Amin.




16 Eylül 2013 Pazartesi

Şekersiz Çay...Mümkün mü??

Açıkçası bende bu sorunun cevabını arıyorum.
Dün itibariyle şekersiz içme kararı almış bulunuyorum. Aşırı şeker atmasam da yinede şekerli çaydan pek vazgeçecek biri değildim. Hatta tatlıya düşkünlüğüm vardır. Fakat Prof.Dr.Canan Karatay'ı takip etmeye başladığımdan beri şekerin zararlarını daha iyi fark etmiş oldum. O yüzden şekeri ne kadar azaltırsam kardır, diye düşünüyorum.
Öncelikle çay koyu olmadığı sürece sorun olmuyor. Ev arkadaşlarımda çayı açık içtikleri için açık çaya alıştım. Görende aylardır şekersiz çay içiyorum sanır :D

İnşallah bende "Şekerli çay artık iğrenç geliyor, bööö" falan diyebilirim :D

NOT:  Bu konuyu yazalı 1 buçuk yıldan fazla oldu. Şuana kadar hiç şekerli çay içmedim ve gayet memnunum :) Ben bıraktıysam herkes bırakabilir :)

아무리 어렵더라도 포기하지 맙시다-Ne Kadar Zor Olursa Olsun Pes Etmeyelim!!

아무리 힘들고 어렵더라도 결코 포기하지 맙시다!!
Ne kadar zor ve yorucu olursa olsun asla pes etmeyelim!!

Yeni döneme bu sözle başlamak istedim^^ Belki de eğitim hayatımın son yılı olacak bu yıla ne kadar enerjik başlarsam o kadar iyi. Evet Rabbim nasip etti ve 4.sınıf oldum^^






Açıkçası bu çok kolay olmadı. Gerçekten bir mühendis kolay yetişmiyor :D Öss maratonunda bile bu kadar koşmamıştım :D




Aslında olay daha yeni başlıyor :) Bizim bölümde şuana kadar ki tüm çaba 4.sınıf derslerini alabilmek içindi. 
Çok ama çok yorucu olsada sevince o kadar çile gelmiyor.

1.Sınıfta tökezlediğim için toparlamam kolay olmadı. Fakat düzenli çalışma alışkanlığı olmayan ben, bunu kazanmak zorunda kaldım. Dualar da yardımcım oldu. Duaların gücünü yabana atmamak gerek. Fetih suresi gerçekten ilaç gibi. 




Tabi hiç emek sarfetmeden armut piş ağzıma düş de olmaz :D 



İlkokul 1.sınıftan bugüne dek istisnasız ilk gün heyecanını yaşamışımdır. Bu sefer ki ilkokul 1.sınıfa başladığım zamanki ile aynı gibi. Başa dönmüşüm gibi :D Kalbim küt küt atıyor. 가슴이 두군 두군~~


Şimdi gelelim çok zorlandığım zamanlarda bununla nasıl başa çıktığıma... Bunları hatırlamalıyım ki bu yıl da yorulduğum da bu ilaçlarımı kullanayım :D

1.) Şu söz ile ayet, panomda asılıdır;
>>Ve sen yine denediğinde...
     ve yine kalbin daraldığında...
     ve yine bütün kapılar kapandığında...
     ve yine ne yapman gerektiğini bilmediğinde
     Uzun uzun düşün ve hatırla yaratanını!...
" ALLAH(c.c) kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi-36] <<

2) Üniversite 1.sınıfın ilk günü G.Na'nın 키스해줄래(playfull kiss ost) şarkısını dinlemiştim. O yüzden bu şarkıyı dinlediğimde o güne dönüyorum. Kendime o heyecanımı hatırlatıp motive oluyorum. Bende ne garip biriyim yahu :D

3)Kendim çevirdim diye demiyorum :D SuJu KRY'nin  Dreaming Hero-꿈꾸는 히어로 şarkısı gerçekten insanı motive ediyor. Çevirince anlamını biraz kaybetse de yinede dinlemenizi tavsiye ederim ;)

http://www.youtube.com/watch?v=-JOLJQtvINM

4) Kulaklığımı takıp yürüşüş yapmak. Şuan oturduğumuz ev yokuşlu bir yerde olduğu için pek gözüm kesmese de :D 
5)Kırtasiye alışverişiiiii :D Evet 22 yaşında olmama rağmen hala bu olayı çok seviyorum. Aldığım renkli kalem ve kağıtlar hala beni mutlu edebiliyor :D

6)Teknoloji alışverişi diyemem teknoloji mağazası gezmesi diyebilirim :D Almasam da dolaşmayı seviyorum. Kafamı dağıtmamı sağlıyor.

7)Kitap okumak...Bu neden listenin sonunda :(( Üniversiteye başlayana dek hiç elimden düşürmezdim. Fakat okul zamanı zaman bulamıyorum. Daha doğrusu bulmuyorum :(

8)Tatlı birşeyler yemek....Bu da klişelerden biridir. Fakat buna bir son vermeliyim.

Liste uzar gider.
Evet.  Yeni bir dönem başlıyorrrrrr. Hayırlı olsun ;)



에즈기 공부를 시작해 볼까?

15 Eylül 2013 Pazar

우리 예쁜 막내 자라다- Güzel Maknaem Büyüdü^^



Merhaba yazımda bile fotoğrafını paylaşamadan duramadığım 소녀시대 Snsd nin maknaesi 서현(Seohyun) 친구~~ Ona çingu diyorum çünkü kendisiyle yaşıtız;) İlk olarak 2009 yılında "JjaRaJaJja 짜라자짜" şarkısıyla tanıdım. Klipte Snsd'den Yuri oynadığı için Seohyun'nun kim olduğunu keşfetmem zaman aldı :D
Şuan hiç benzetmesemde o zamanlar ikisini birbirine çok benzetiyordum. Aslında yabancı fanlar Seohyun-Yoona ve Yuri'yi üçüz olarak adlandırıyorlarmış :D Bu yüzden kızlar aşağıdaki videoda "Farklıyız" diyorlar ㅋㅋㅋ
Ne yalan söyleyeyim acemilik dönemlerimde Seohyunla Yuriyi karıştırıyordum:) Özellikle Hahaha song'un havaalanı versiyonunda hangisiydi diye çok düşünmüştüm :D 

Nasıl benzettim hala şaşkınım^^ Neyse konumuza geri dönelim JjaRaJaJja (짜라자짜) şarkısından bahsediyordum.

Seohyun çalışkanlığıyla bilinir. Kitap elinden hiç düşmez. Wgmde de Yonghwaya zorla kitap okutturup özetini yazdırmıştı ㅋㅋㅋ Seohyun unnilerine nazaran biraz daha içe kapanık biri(ydi). Fakat son yıllarda "kendini aştı" tabirini onun için kullansak uygun olur sanırım. Tiffany strong heart'ın final bölümünde birşey isterken artık aegyo(şirinlik) yapıyor, demişti. 

Kendini her geçen gün geliştiriyor.Özellikle dil konusunda. Youtube aramalarından bile anlayabiliriz :D

Özellikle japoncasına hayranım^^ Snsd'nin çok yoğun bir programı olmasına rağmen kendini geliştirmeye zaman bulabiliyor. 우리 막내 !!
Bu çalışkan kız evinin tek çocuğu ;) Çocukluğu çoook şeker^^ Genç kızlık dönemi zaten snsd zamanına dek geliyor. Snsd çıkış yaptığında 16 yaşındaydı ;)

Sol üstteki mavi arka planı olan fotoğraf sm seçmelerinden. İşte bu da videosu;)
Seohyun bu şarkıyı daha doğrusu marşı birkaç programda daha söyledi :)

Sketchbook'ta söylediği videonun başında "İlkokul öğrencisiymişim gibi söyleceğim"dedi. Daha sonra sunucu(Yoo Hee Yeol) seçmelerdeymişcesine soru sordu falan. 0.29 da söylemeye başlıyor.

Bu da strong heart versiyonu^^

Konudan konuya atlamak benim işim :D Evet çocukluk fotoğraflarından bahsediyordu. Şu fotoğraf benim favorim^^

Biraz daha küçüklüğüne gitsek mi? :D


Şimdi de çıkış yaptıkları zamana gidelim. 출발~~


2AM jinwoon'un hayran olduğu kahküllü uzun düz saçlı kız bu işte kıh kıh kıh :D Bu konuya daha sonra değinirim. Yoksa oradan kimbilir nerelere giderim :D
Aslında konu uzar gider ama ben zaten Seohyundan daha çok bahsederim. Konuyu Seohyun'un dizi dünyasına adımını atacağı dizinin tanıtımından bir fotoyla bitirelim^^




아녕~~Merhaba~~


Yeni bir eğitim dönemine( hemde deli gibi yoğun olacak bir döneme) başlarken blok açmak gibi bir çılgınlık yaptım:D
Bu fikir hep aklımdaydı. Hatta açma girişiminde bulunmuşluğum da var. Fakat çok kısa sürdü.
Hem yazmayı çok sevdiğimden hem de face hesabımı rahatça kullanamadığım için blok fikri sıcak geldi.
Face i rahat kullanamamamın nedeni bazı arkadaşlarımın eleştirileri. Aslında benimkisi her korecanın başına gelen bir durumㅋㅋFacete Kore ile ilgili birşey paylaşmama kararı almıştım, paylaşmadım da. Ta ki Music Bank in Istanbul videoları gelinceye dek...İnsan nasıl dayanır ki 5 yılın ardından büyük rüya gerçek oluyor;)
Fakat arkadaşın biri 'çekiklerden bıkmadın mı' tarzında birşeyler yazınca hayattan soğudum ㅠ
Burası benim mekanım :D O yüzden derslerden bunaldıkça buraya birkaç şey karalamayı düşünüyorum.
Acemi olduğum için hatalarım olursa mazur görün :D






잘 부탁드립니다~~